08-01-2010 tarihinde yine bu portalda yayınlanmış olan ''SU-SU-SU ve SUSURLUK'' başlıklı yazımızın üzerinden daha bir ay bile geçmeden Sayın Başkan BOZOĞLU'dan müjdeli haber geldi. Kardeş Gazetesi'ne açıklamada bulunan Başkan ''Bizim çeşmelerden akan suyumuz özel sulardan hem daha kaliteli hemde daha ucuz '' diyerek sudaki iddiasını ortaya koydu. Su ve şebeke konusunda ortaya çıkan onca olumsuzlardan sonra sorunu büyük ölçüde başarmış olmanın haklı sevincini yaşıyor Başkan, tüm Susurluklular gibi... Bize de Sn. Bozoğlu'nu, suda katkısı bulunan önceki yönetimi ve bugünleri sabırla bekleyen hemşehrilerimizi içtenlikle kutlamak düşüyor.
Herkese hayırlı uğurlu olsun, kana kana içiniz...
Hatırlanacağı üzere ' Su ve Susurluk' konulu yazının sonunu bir öneri ile sonlandırmıştık. Sanırım o öneriyi şimdi Sayın Bozoğlu'na doğrudan tekrarlamanın zamanı gelmiştir: Öneri, mali kaynak darboğazı yaşayan Susurluk Belediyesi'nin kaynak suyu işletmeciliği yaparak soruna köklü çözüm getirilmesi yönündeydi. Bazı hemşehrilerimiz ''dur hele, suyu önce biz içelim de...'' diyebilirler ki, haklıdırlar. Ama Başkan'ın sözlerinin devamına bir bakalım.
Başkan, satın alınan kaynak suları ile Susurluk şebeke suyunun kimyasal analiz karşılaştırılmasını yaptırdıklarını, elde edilen analiz karşılaştırma cetvelini Kardeş Gazetesine verdiğini belirten Bozoğlu devamla, belli başlı satın alınan 4 firmanın su ile şehir şebeke suyunun karşılaştırıldığında şehir şebeke suyunun daha kaliteli olduğuna vurgu yaparak, aradaki farkın Susurluk şebeke suyu tonunun 1.5 TL, diğer satılan suların tonunun 236.84 TL olduğunu söylemiştir.
İşte bu büyük fiyat farkı bizleri uzun uzun düşündürmeli...
1 Litre Su Eşittir 4 Litre Benzin:
Dünya'da suyun benzinden bile pahalı olduğu kentin hangisi olduğunu biliyor musunuz? Birleşik Arap Emirlikleri'nin en güzel kıyı kenti olarak anılan Dubai'de pahalı olan tek bir şey var: ''SU''. İsrail, teknolojisiyle kullanma suyunu deniz suyundan elde etmeyi başaran ülke. Dubaililerin çeşmelerinden akan bu su rahatlıkla içilebiliyor. Ancak teknolojinin gelişmesi sayesinde çölü vaha haline dönüştürmeyi başaran bu kentin insanları bir litre su içebilmek için tam dört litre benzin parası ödemek zorunda kalıyorlar. (www.tema.org.tr)
Hamidiye Su Genel Müdürü Kenan Kılıç, Türkiye'nin sahip olduğu su kaynakları hakkında bilgi verdi. ''175 milyar metreküp su kaynağına sahip olan ülkemizde bu oranın yüzde 10'unu kaynak suyu oluşturuyor. Su kaynaklarının özellikle Ankara'nın doğusuna doğru arttığını belirten Kılıç, Türkiye'de su üretimi ve dağıtımı yapan (2006 yılında) 210 ruhsatlı firmanın olduğunu söyleyen Kılıç, su ihracatının özellikle son 5 yılda arttığını kaydetti. 50 ülkeye ihracat yapan ülkemizin su ihracatında özellikle Irak, Almanya, İngiltere ve KKTC önemli bir paya sahip. Dünya'nın önemli su ithalatçıları arasında ABD, Çin, Almanya, Japonya ve İngiltere'nin yer aldığını söyleyen Kılıç, bu ülkelerin su ithalatını, suya ihtiyacı olduğu için, ticari mantıkla ya da daha sağlıklı su tüketimini sağlamak amacıyla yaptıklarını kaydetti.
Kenan Kılıç, Türkiye'de bölgelere göre su tüketimi oranları hakkında da bilgi verd. Su tüketiminde birinci sırada yüzde 48 ile Marmara Bolgesi yer alıyor. Marmara Bölgesini yüzde 19 ile Ege, yüzde 14 ile İç Anadolu, yüzde 12 ile Akdeniz, yüzde 4 ile Karadeniz, yüzde 3 ile Doğu Anadolu Bölgesi izliyor.'' (www.suder.org.tr)
Görüldüğü gibi su, petrolden bile pahalı ve olmaya da devam edecek...
Su'yumuzu değerlendirmeyi düşünüp satabilirsek eğer, şehrimizin sosyal ve ekonomik bir çok sorunu çözüme kavuşturma olanağına sahip olabileceğiz..
Bu arada ''evlerimizde hangi su akacak'' sorusu akla gelecektir.
İçme suyu dışında, temizlik ve diğer amaçlarla kullanma suyunun açılacak artezyen kuyularından temin edilerek evlere verilmesi mümkündür. Ege ve Akdeniz Bölgelerimizin turistik kıyı sahilindeki ev ve işyerlerinde çoğunlukla artezyen suyu kullanılmaktadır...